16 Haziran 2025 Pazartesi
Kayseri, Türkiye’nin sanayi açısından en gelişmiş kentlerinden biri olarak öne çıksa da, kadın istihdam oranlarında benzer bir başarıyı gösterememektedir. Şehir, organize sanayi bölgeleri, tekstil, mobilya ve makine üretiminde güçlü bir altyapıya sahip olmasına rağmen, kadınların iş gücü piyasasına katılımı hâlâ istenilen seviyelere ulaşamamıştır. Bu durum, hem toplumsal cinsiyet eşitliği hem de ekonomik kalkınma açısından önemli bir sorun teşkil etmektedir.
Kayseri’de sanayi sektörünün dinamik yapısı, binlerce kişiye istihdam sağlasa da kadınların bu alandaki varlığı sınırlıdır. Kadın çalışanlar genellikle düşük ücretli, kayıt dışı ya da esnek çalışma koşullarının olduğu işlerde yer bulabilmektedir. Kadınların sanayi sektöründe üst düzey pozisyonlara erişimi oldukça kısıtlıdır.
Kayseri’de kadın istihdamının düşük olmasında kültürel normlar ve toplumsal cinsiyet rolleri önemli bir rol oynamaktadır. Geleneksel aile yapısı, kadınların ev dışında çalışmasını ikinci planda değerlendirmekte; bakım yükümlülükleri de çoğunlukla kadınların üzerine kalmaktadır. Bu da kadınların iş gücüne katılımını engelleyen temel nedenlerden biridir.
Kadınların iş gücü piyasasına entegrasyonunda eğitim düzeyi ve mesleki beceriler büyük önem taşımaktadır. Kayseri’de mesleki eğitim kurumları kadınlar için yeterince erişilebilir veya teşvik edici değildir. Sanayinin ihtiyaç duyduğu teknik bilgi ve becerilere sahip kadın çalışan sayısı düşüktür, bu da kadınların sanayi sektöründe yer almalarını zorlaştırmaktadır.
Kayseri gibi üretim gücü yüksek bir şehirde kadın istihdamının bu kadar düşük olması, hem sosyal adalet hem de ekonomik verimlilik açısından büyük bir kayıptır. Kadınların iş gücüne katılımı sadece bireysel özgürlükleri artırmakla kalmaz, aynı zamanda kentin sanayi potansiyelini daha da yukarı taşıyacak sürdürülebilir kalkınmanın da anahtarıdır. Bu nedenle Kayseri’nin sanayi gücü ile kadın istihdamı arasındaki uçurumun kapatılması, şehir için stratejik bir öncelik olmalıdır.